12 Tem 2008

Taksi Sevmem

Taksi şöförlerine gıcığım.. Yani bunca yıllık ömrümde arada çıkan bir iki taneyi tenzi ederim, lütfen alınmasınlar...

Ne zaman taksiye binmek zorunda kalsam daha boş taksi var mıdır diye düşünmeye başlamadan beni bi stres sarıyo. Elimde olsa hiç binmem ama, mecbur kalıyoruz bazen işte...

Ne istiyolar anlamış değilim, kısa mesafeyi beğenmezler, uzuna laf ederler.. Yakın bi yere gitmek istersin o surat yerleri süpürür, kırk kere üfler püfler. Kimisi zaten söylediğin an ben gitmem falan der. Giden ise söylenir de söylenir.
Uzun mesafedeyse kırk kere yok trafik sıkışıktır falan derler.

Eski işyerim Maslak'taydı ve ben bazen evden işe bazen işten eve taksiyle dönerdim (lükse bak yanlız, şirket ödüyo bana ne:) onlar da vergiden düşüyo, neyse olan devlete mi oldu şimdi bu seyahatlarimde? Ee onlar da bi gemicik az alıverirler olur biter..)
Neyse işte, Maslak'tan binersin taksiye Ziverbey'e dersin.. Ooo o suratı görme yani. Yok köprü sıkışıkmış, yok 2. köprüden gidelimmiş (bu olay da sana, şirkete yani devlete fazladan 30 ytl demektir, olmaz tabi düşünmemiz lazım gemileri) ''hayır'' dersin..
Bütün yol boyunca sana ''2den gidelim mi ha ne dersin, 2 den gidelim sıkışıktır şimdi of yaaaaaaaaa, bak demiştim kaldık işte burda. Ne vardı gitsek'' falan der.
İnesin gelir, ama eve nasıl dönüceksin şimdi dimi, yemez.

Hayır anlamadığım sen şöförsün ve İstanbuldasın. Nereye gidersen trafik olmaz? Her yer sıkış pıkış işte. Adamla kavgaya tutuşursun. Yanındaki seni sakinleştirmeye çalışır. Bu gıcığı niye savunuyo diye yanındakiyle kavgaya tutuşursun.. Öyle stresli iğrenç bi yolculuk olur.


Kısa ise ayrı bi sitres kaynağıdır, yok ben gitmem oraya, yok çok yakın bilmem ne..
Ay anlamadım yani o zaman cama yaz de ki ''bilmem nerden aşağısı kurtarmıyo''. Biz de bilelim, uğraşmayalım.
Bi defasında teki indirmek istedi ben gitmem diye, nasıl sinirlendim ''inmiyorum'' dedim, yine yanımda birileri zorlamıştı inelim diye. Şu yanımdakiler de uyuz ediyo beni, ne bu sevgi pıtırcığı halindeler? Sevgi olsun, barış olsun.. Olmasın!
Adam beni hasta ediyosa olmasın! Yok tanımadığım insanlara karşı çok sertmişim. O insan eğer benim damarıma basıyosa sert olurum tabi.

Geçen gün akvaryumcudayız, malum şahıs tutturmuş akvaryum alalım diye. Hem de kocaman, yer yok salonda eşşek ölüsü gibi şeyi koymaya. ''Almayalım'', ''yok lütfen alalım ama çok mutlu olucam'' falan felan konuşuyoruz. Ben dedim ki ''akvaryumcu bizi dinliyo uyuz oldum (çünkü lafa karışıp duruyo) gel dışarda konuşalım''.
Çıktık azıcık uzaklaştık, adam sen bizi dinle, arada bana döndü dedi ki ''siz parayı sorun ediyosunuz ama aslında bu akvaryum hiç pahalı diil'' bilmem ne.. Benim gözlerim sen bi dön adama kızdım tabi ki.. Aman efendim niye adama kızmışım yazıkmış, ne varmış dediyse ''hımm'' diyip gidicekmişim.

Hadi ya, elin akvaryumcusu beni gizli gizli dinlicek bide üstüne cimrilikle suçlicak ben de susucam. Niyeymiş? Aldırmadım ya o akvaryumu, sırf o adama gıcıklığına iyi oldu. Ama geçen gün önünden geçerken beni çağardı azarladığım adam içeri hala bana iyi davranıyo
(para işte nelere kadir) bi tane coocker vardı, alsana falan dedi. Ay valla bütün sinirimi unutup alırdım hemen onu ama işiyolar çok fena eve. Neyse konu ne kadar dağıldı....

Bi de sürekli konuşmaya çalışan taksiciler var. Tamam anlıyorum sıkılıyolar bütün gün arabada, gelenle gidenle konuşmak istiyolar. Ama bakalım ben hiç tanımadığım bi insanla havadan sudan konuşmak istiyo muyum?

Bigün takside ağlıyodum (sanki çok normal bişeymiş gibi, anlatışıma bak) adam amma sıkıştırmıştı beni anlat diye.. Tövbe ya, diyo ki ''anlat hadi''. Ben de ''teşekkür ederim ilgilendiğiniz için ama anlatmak istemiyorum'' dedim ( o halde bile kibarım yani) yok tutturdu bu illa anlatıcaksın, bana seçenekler falan sunuyo, ''sevgilinle mi kavga ettin, yok kedin mi öldü, biri mi hasta?'' Aaaaa ''rahat bırak istemiyorum işte'' dedim. Yok dinlemiyo. İnicem desem ölümü gör gitme gel konuşalım falan dicek, belli o halinden.. O da ayrı bi saçmalıktı yani.

Bi defa da yine işe gidiyorum. Yaşlı bi amcanın taksisiydi. Adam bana bi üzüldü, uzak yerde çalışıyorum diye. Tutturdu sen bu yakada bi yerler bul çalış. Amca yok bizim sektörde bu yakada iş yerleri diyorum anlamıyo. Yok komşusu varmış Altunizade'de çalışıyomuş. Ya sanki ben manyaktım bayılıyorum hergün 3 saat yollarda perişan olmaya, yok işte! Onunla da mücadele etmiştim. Bi de bana kızdı, niye geç gidiyosun işe seni kovarlar bu saatte gidilir mi diyo. Ay dedim geç gidiyorum geç çıkıyorum. İkna da olmadı. Ay amcaaa, amma uzattı ha!..


Bi de tabi havaların sıcaklığı soğukluğu klasik mevzudur. İlla bi aman ne sıcak aman ne soğuk konuşulur.

Bi defasında da yine işe giderken sabah, ben o kadar sıkılmışım ki çalışmaktan yollarda fotoğraf çekiyodum sürekli. Eğlence oluyodu. Köprüye gelmeden evvel yanımdakiyle konuşuyoruz siyasi meselelerden. Şöför de bizim karşı görüşümüzdeymiş. Yanımdaki sustu ama ben susamadım, haretlice tartışıyoruz.
Ama şöför o kadar komik ki, köprünün üstündeyiz bi yandan ben rahatca fotoğraf çekiim diye sağa yanaşıyo neredeyse durucak o kadar yavaş gidiyo. Bi yandan da birbirimize laf yetiştiriyoruz. Ben de arada çekiyorum.. Of çok komikti ya, ne saçmaydı...


Ne kadar gereksiz hatıralarım var. Kim bilir daha ne taksi maceraları çıkar, yazdıkca aklıma geliyolar.. Minübüs maceraları var tabi onlar ayrı bi seri konusu..


Taksilerde bi de bozuk para skandalı yaşanır. Yok 10 verdin niye 5 vermedin falan filan. Sanki adam evinde oturuyodu ben de gittim kapısını çaldım para bozmasını istedim. E taşı yanında bozuk para kardeşim. Belli ki birileri binicek arabana her yolcu da 1 ytl halinde bozukluklar mı olması lazım? Bi de sanki 100 ytl veriyoruz. Dün mesela vermişim adama 20 tyl alıcak 10 ytl bozuk yok mu diyo? Tövbe tövbe..
Bi de hiç kibar diilller hep sen bozdur istiyolar, in sen bozdur beni kız halimle indiriyosun arabadan bakkala falan yolluyosun. Neyse ki bakkallar nazlı diil, (kız gördüklerinde (taksiciler hariç neredeyse bütün erkekler gibi) hemen) bozuveriyolar parayı..

Amaan böyle işte canım bloğum.. Bu taksicilere gıcığım sen de bil istedim...
Azıcık rahatlamış olabilirim...

2 yorum:

deniz dedi ki...

Ya bende sırf taksinin yakın mesafe olayı yüzünden suratını çekmemek için 5 dakkalık evime havaalanından metroyla 45 dakikada gidiyorum.üstelik şirket taksi parasını da ödeyecek. iş arkadaşlarım bana deli gözüyle baksada gerçekten tavırlarını hiç çekemiyorum.hatta eskiden bir tanesi tavır yaptı, inecem dur dedim, kapıyı falan kitlemişti inmeyeyim diye:)

lale dedi ki...

haha seninkide komikmiş, sapık mıdır nedir kepıları falan kilitlemiş :)
ben de bi keresinde elimde market poşetleriyle inicem dedim, adam pişman olmuştu dur inme falan dedi ama ben inmiştim :) çok komikti