15 Tem 2008

Rüya

Rüyamda sık sık aynı şeyi görüyorum..
Şöyle ki; bi evde oturuyorum. Bu ev zaman zaman bahçeli oluyo ve ben o bahçeye metrekare başına bir köpek sığdırmışım. Bazen bahçemde yetiştirdiğim sebzeleri topluyorum, başka bi zamanda meyve ağaçlarımdan meyveleri topluyorum.
Bu evin çok ama çok güzel bi mutfağı var, tıpkı Jamie gibi ben de kendimden geçiyorum bu mutfakta. Deliriyorum, sürekli yeni bişeyler deniyorum. Aydınlık, kocaman dolapları olan, 3 tarafı tezgahlarla çevrilmiş (aynı ülkemiz gibi, tek fark deniz değil tezgah olması :)) bembeyaz bi mutfak. Tabi içinde kıkırmızı çok güzel bi buzdolabı var.
Neyse işte, bazen o ev teraslı oluyo, o da tam hayalimdeki gibi. Kocaman bi teras, kooocaman saksılarda yemyeşil bitkiler var. Büyük yapraklı çiçekler, bi hamak, ayaklarımı uzatıp uyuyakalabileceğim şezlonglar. Öğlen sıcağında güneşi kesecek bi tente. Ama tabi bunların en büyük özelliği çok dekoratif olması, herbir parça çok özenle seçilmiş, hepsi çok hoş gözüküyo...
Buraya kadar tamam. Rüyam normal, herkes görebilir bunları. Bu anlattığım kısım toplamda 1-2 dk. arası sürüyo, fakat asıl uyanana kadar sürdüğünü düşündüğüm kısım ise şu; kah bahçeli kah teraslı olan bu evimin bi kapısı var. Bildiğimiz sıradan bi dış kapı bu. Fakat tıpkı Lost Room'daki gibi bu kapı canı nereye isterse oraya açılıyo. Açıldığı yerlerin tek bir ortak özelliği var, hepsi benim alışveriş yapmaktan hoşlandığım yerler.. Mesela bigün çıkıyorum o kapıdan, hava çok güzelmiş Bağdat Caddesinde salınıyorum, Top Shop'tu Zara'ydı derken iki sokak ötede birden Beyoğlu'nda oluveriyorum. Heryer birbirine çok yakınmış.. ''Aa'' diyorum ''ne iyi oldu yol çekmeden hemen gelivermişim buraya''... Sonra Beyoğlu'ndaki pasajlara dalıyorum. Ordan onu çek burdan birinin elinden bişey kap falan derken o pasajlar birden Kadıköy'e çıkıyo. Sevnur'la bulduğumuz gizli dükkanlarımıza bakıyoruz. Yazsa eğer tunik munik alıyoruz kışsa hırkalar falan. Bu arada Sevnur'da dahil oldu alışveriş turuma ya, o da enteresan.
Resmen klip gibi rüyam, hani olur ya ordan oraya hafif bi blur efektiyle geçiverirsin. Ama şarkıcı bu arada sanki hiç bişey yokmuş gibi önüne bakarak hızlı adımlarla şarkısını söylemeye devam eder. Olanların hepsi normalmiş gibi çığırmaya odaklanmıştır. Aynı öyleyim..
Yürürken yolum Moda'ya düşüveriyo, Kırıntı'ya giriyorum. Artık et yiyo olmama şaşıran garsonlar benimle dalga geçiyolar, ''hani yemezdin nooldu?'' diyolar (uyuz şeyler:)) ''ama'' diyorum ''mecbur kaldım, yoksa yer miydim, çok hastalandım naapsaydım, artık ayakta durucak takatım kalmamıştı''.. Sonra vicdan azabı çekiyorum, eğer zamanında yeterli baklagil tüketseydim böyle olmazdı.
Sonra Moda'dan Cevahir'e gitmişim, Bershka'ya bakıyorum... Dolaş dolaş ayaklarımın altına kara sular iniyo. Cevahir'in kapısına doğru ilerlerken bi bakmışım evdeyim..
Eve gelince diyorum ki ''ya galiba Taksim'de de Bershka açılmıştı, oraya bi gidemedim ya tüh!''...
Uyanıyorum, belki inanmazsınız ama ertesi gece de Taksim Bershka'dayım. Nasıl oluyo anlamadım...

Bu rüyamı bi psikoloğa anlatmak isterim doğrusu. Ama şimdi ben bi psikoloğa gitsem, vericem bi seansa 150 ytl. Neymiş sırf rüyayı merak etmişmişim.. Boşversene zaten ben psikoloğa gitsem 150yle kurtulamam ki, ne çok arızam var benim. Bi yerden yakalayıverir, (hoş yakalamasına gerek yok rüya zaten açıkça anlatıyo ama) sömürür beni valla. İlaç falan verir, kilo alırım. O rüyamda aldığım hiç bişey olmaz üstüme. Neme lazım kızım, sen al çok sana battıysa o 150 ytl'yi git bak indirim zamanı şimdi. Ne istiyosan al, ''rüya canım nolucak ki sanki gerçek mi? herkes neler görüyo rüyasında'' deyip otur aşağıya....
En temizi budur!

3 yorum:

Rüyacı dedi ki...

Tamam işte olmuşsunuz siz.O nereye isterse oraya açılan kapı varya, geçin oradan işte.

Yeliz dedi ki...

Bende enteresan rüyalar görürüm arada panikle uyanırım ama ne gördüğümü hatırlamam. Keşke senin gibi hatırlasam diyeceğim ama sonra da kafa karışıklığı rüyadan etkilenmeler başlayacak :))

lale dedi ki...

bence de hatırlama, kafayı yiyosun sonra :)