24 Ağu 2008

Külkedisi, Sana Uyuzum

Şu külkedisi denen hatun var ya, ona pek bi gıcığım.
Daha doğrusu gıcık olduğum onun o kadar zavallı, iyi niyetli, güzeller güzeli ve harika, kızkardeşlerinin de çirkin, içleri dışları kötülük dolmuş, kıskanç ve şişko olarak tasvir edilmesi...


Karşıyım buna arkadaş!
Kim olsa külkedisini kıskanır ve onun kuyusunu kazar.
Ben de olsam yapardım, açık açık söylüyorum.
Düşünsenize siz ve kardeşiniz şişko, çirkin ama üvey kardeşiniz olan kız incecik ve çok güzel.

Hangimiz bizden daha fit ve zayıf görünen kadınları kıskanmıyoruz? Hadi dürüst olun itiraf edin. Kaçınız sahilde bikinisi üstüne acayip yakışmış, yada sokaklarda dolaşırken mini eteği cuk diye oturmuş, bacaklar cillop, kot pantolon tüm vücudunu sarmış fakat bir gram bile fazla yağı olmayan bi bayanı kıskanmayız? Kaçınız hayatında hiç rejim yapmamasına rağmen harika bi vücuda sahip? Hadi vücudu geçtim. Nicole Kidman'ı kim kıskanmıyo, o yüzünü? İtiraf edeyim ben pek beğenmem ama mesela Charlize Theron'a bakıp kaç kişi 'ama bu haksızlık yaaa, neden ben bu kadar güzel değilim yaaa ühühühü' demiyo?
Yada bu ikisini de beğenmiyosunuz diyelim, yok mu hiç görüpte 'ulan vay be, ne güzeller var haa' dediğiniz bi kadın? Var tabiki de var.
O zaman o zavallı hem şişko hem de yüzleri çirkin kızları anlayışla karşılamamız gerekir.
Şahsen benim evime Charlize Theron besleme olarak gelseydi, ona hayatı öyle bi dar ederdim ki doğduğuna pişman olurdu. Bu yanlış mı? Hayır, tabiki de değil. Öyle taş gibi hatun evin içinde dolanıcak, benim hiç işim gücüm yok zaten ayna hep elimde.
Bi ona bakıcam bi kendime 'ulaaaaan tutmayın beniiiieeeeee' diye uçardım günde üç posta.


Yaa sevgili okurlarım, olaylara bi de diğer taraftan bakmak lazım işte. Empati kuralım.

Haa, bi de prensin bulup getirdiği şu ayakkabıyı ayağına zorla giydirmeye çalışma muhabbeti var dimi? Ya insanoğlu ne kadar acımasız yahu..
Şahsen bu masalın yazarı kadın mı erkek mi bilmiyorum ama, bana kalırsa bi erkek yazmış bunu. Çünkü her kadın bi ayakkabının ne kadar cezbedici olabileceğini, ve sizi sizlikten çıkarabileceğini bilir...
Mesela ben.. Evet itiraf edeyim. 2-3 sene evvel bi ayakkabı aldım. Üstünde pembe çiçekleri olan bi converse. Ama nasıl, rüya gibi. O kadar güzel ki... Şimdi konumuzla ne alakası var?
Şudur; benim ayağım 38 numara, fakat aldığım o converse 37 numaraydı. Neden mi aldım? Çünkü 38'i yoktu ve gelmeyecekti. Ee napalım, o kadar güzeldi ki aldım ve ayağımı acıttığı halde onu defalarca da giydim. Pişman mıyım, hayır.
Ablama verdim ayakkabıyı, ona tam oldu. Hala gidip gelip ayakkabıya bakıyorum;

- 'sana oldu bu dimi, sıkmıyo ayağını'
- 'yok yok, tam oldu. Bi de her ayağımda gören baylıyo, herkes çok beğeniyo'
- 'hımm, iyi güle güle giy. Bana ufaktı ya zaten.'

Utanmasam ayakkbıyı geri isteyip, ayağımı vurmasına rağmen giyeceğim..

Bu tek örnek mi, hayır.
Geçen gün annemle dolanırken harika bi sandalet gördüm. O kadar güzeldi ki, hem de ucuz. Fakat 39 numarası kalmış bi tek. Anneme gösterdim, 'aa çok güzel ama büyük sana. Giyilmez o' dedi kesti attı. Ama ben atabildim mi içimden o sandaleti, hayır. 'Ama anne, bak bu bilekten bağlı, ayağımdan çıkmaz ki. Hem sadece bi numara büyük canıım, zaten yazın sıcaktan şişmiyo mu ayaklar' falan diye eveledim geveledim ama nafile.


Eee siz bi de o zavallı çirkin ve şişko kardeşleri düşünün. Hayır belki ayakkabı çok güzeldi. Ben diyeyim Chanel, siz deyin Gucci. Yani illa ki amaç prensle evlenmek midir? Beleşe bi Gucci ayakkabı sahibi olmakta olabilir, bi düşünün derim ben.
Şunu unutmayın ki bir ayakkabı hiçbir zaman bi 'araç' değil sadece ve sadece bir 'AMAÇ' tır.
Gelip bi peri giydirmedi mi o kül kedisi olacak Charlize'i? Eee peri dediğin öyle sırada ayakkabı giydirmez adama, mutlaka en güzelidir. Ben de olsam kıskanırdım yani...


Diceğim o ki sevgili çirkin, şişko ve kötü kalpli adlandırılan külkedisinin kardeşleri, ben sizleri anlıyorum..
Ruhunuz huzur bulsun, rahat uyuyun kardeşlerim....


4 yorum:

AssoRTieK dedi ki...

baştan yok canım olmaz öle şey dedimm,okudukça kendimi onların yerine koymaya başladımm we sonuç=düzgün sil kız şu yerlerii,gelio 5 kardeşşş:D

lale dedi ki...

yaa şekerim, empati işte :)

Adsız dedi ki...

evet gerçekçi olmak gerek hayatta her konuda...
bide iyi olan çok ii kötü olan çok kötü olmaz mı...
sinir olurum ya...
kötü olan kötülüklerden bıkmaz,ortalıın tozunu attırır.iyi olanda bir türlü vazgeçmez iyi olmaktan...
o insanı çıldırtan sabırıyla her kötülüğü muhteşem bir boyun eğişle kabullenir...
lale hnm, blogunuza tesadüfen girdim. ama çok beğendim...
sizi kişilik olarak kendime çok yakın buldum. en kısa zamanda üye olmak istiyorum :)

lale dedi ki...

ben kötünün sonsuza kadar kötü olmasından ziyade, dediğin gibi iyinin sürekli iyi kalıp her türlü kötülüğe boyun eğmesine deliriyorum. sanki insanüstü bi varlıktır o iyiler, hiç sinirleri yoktur ve herkesi severler.
manyaklardır yani :)

sitemi beğenmene sevindim, buyur üye ol tabi :)