26 Ağu 2008

Ne Bitmez İşler

Ablam ev kadını, işi evi dicem şimdi :)

Ama cidden öyle yani. Her zaman bi dolu bi dolu.
Ay hem çalışırsın, hem ev işleri falan asla ve asla onun kadar yoğun olma ihtimalin yoktur. Ne zaman konuşsak hep çok sıkışıktır, hep nasıl yetiştiricek bilemez.

Az önce konuştuk, pazar gecesi tatile gidicek. Ay valiz nasıl hazırlicakmış bilemiyomuş. Hiç vakti yokmuş.
Ay dedim 'ne var, valiz hazırlamak bir saatlik iş yani'. Dert ettiği şeye bak.

Ben hayatım boyunca çok son dakika tatillerine çıktım. Hatta annemlerle gittiğim hemen her tatil son dakikaydı. 'Napalım, gidelim mi?' 'E hadi hazırlanın o zaman, sabah çıkarız yola'. Bu konuşmalar genelde gece 12 ile 2 arasında gerçekleştirilir. Annem girer odasına ben odama yarımşar saatte hazırlanır uyurduk. Sabahta vınn...
Arkadaşlarım arar;
- 'ya biz sabah bilmem nereye gidiyoruz, hadi sen de gel'.
- 'Baba, gideyim miii?'
- 'e git'
- 'tamam o zaman'... Yine yarım saatte valiz, iki saat sonra vınn...


Yani diceğim o ki ablamın programı şuymuş; bugün bütün gün ütü yapıcakmış, şu saatten geceye kadar! Hayır mesleği 'son ütücülük' falan değil, çocuğu da yok. Bi kocası bi kendi.
Yarın manikürdeymiş, öbür gün mayo alıcaklarmış. Sonra arkadaşı gelicekmiş.
Çok işi varmış çoook.

Ay o böyle abarttıkça, gayet basit şeyleri bütüüün bi güne yayıp telaşlandıkça bana felakılar geliyo.
Abla bak canım, sen bi evkadınısın. Çocuğun da yok. Koskoca evde iki kişisiniz. Bütün gün sürecek ütü nereden çıktı?, bi manikür pedikürle bütün gün ziyan olmaz, ertesi gün de alt tarafı bi mayo alacaksın, oraya da kocan arabayla götürecek getirecek. Valizini de gelip ben hazırlicam en sonunda. Yeter artık söylenme olur mu?

Hiç yorum yok: