16 Eyl 2008

Do-ğur-ma-ya-ca-ğım! Nokta.

O kadar çirkinim ki, vücudum ve yüzüm acayip şekilde şişti...
Buraya geldiğimden beri aynaya bakmaya korkuyorum. Karnım 5 aylık hamile bi kadınla eşdeğer olmuş.
Yüzüm 200 kiloymuşum gibi.. Ne bu halim? Zaten bikaç haftada vermişim 4-5 kilo bişey, şimdi bırak onları sanki iki üç katını geri almışım gibiyim. Ama iki günde 10-15 kilo almış olamam ya.. Hem alsam da herhalde biraz daha dengeli dağalır yağlar vücudumda..
Yani yarısı yüzüme ve göz kapaklarıma, kalan yarısı da göbeğime mi birikti?
Hiç sanmam, vücudum bu kadar dengesiz ve aptal olamaz, olmamalı..

O zaman derdi ne? Tam da ince görünmek isteyeceğim bi dönemde bana bu kazığı neden atıyo ki?
Ne yaptım ona bunu hak edecek?
Biraz düşünüyorum, hemen buluyorum.

Ben de ona güzel bi kazık attım, her türlü planını altüst ettim.

Ne mi yaptım?
Regl geciktirici ilaç kullandım.. Eee ne yapsaydım? Hayatımı onun saçma biyolojik isteklerine göre mi ayarlayacaktım?
Yok öyle, ben tatile gidiyorum. Zaten iki hafta olan havuz - deniz sefamın bir haftasını sırf o ben her an üremek isteyebilirim düşüncesinde diye havuz kenarında sıcaktan bunlamış bi halde geçiremem..

Bu regl olayını oldum olası anlamakta güçlük çekiyorum.. Bi kere bana bi sor bakalım çocuk falan istiyo muyum?
Soran fikir danışan yok. Bi de üstüne her ay bir hafta başıma musallat oluyor.
Sanane kardeşim, doğursam bile her ay mı doğurucam yani.. Tavşan mıyım ben?

Şöyle olsa; ben belirli bi yaşa gelince gitsem biyoloji düzenleme merkezine bi dilekçe versem (once o merkez açılsa). Desem ki; 'kardeşim ben çocuk doğurmak istiyorum.
Beni buna hazırla. Artık her ay bi hafta her tarafım mı şişer, sinirim bozulur her halta ağlar mıyım, canım sürekli tatlı mı yemek ister, deli gibi karın ağrısı mı çekerim.. Bütün bunları sana bırakıyorum. Al gönlümü diyar diyar sürükle...''

O biyoloji düzenleme merkezinin genel müdürü artık kim olacaksa o da dese ki, ''tamam anacım şimdi sen git evine. Zaten doğurabileceğin zaman bunu anlayacaksın.
Aşırı kan kaybedeceksin, şişeceksin ve bi dolu saçma sapan şey olacak. İşte o zaman doğrabilirsin.''

Tamam işte, olay bu kadar basit ve demokratik olmalı.
Ne suçum var benim vücudum ortaokuldan beri her ay 'doğur, doğurabilirsin. Aslında istesen hemencecik bi çocuk başına bela edebilirsin. Bak ben sana o uygun ortamı yaratıyorum. Her türlü hazırlığı yaptım, olay sadece senin istemene kalmış, hadi doğur, bunu yapabilirsin' diyor..

Bak salak biyolojim ve metazori vücudum, 13 - 14 yaşında bir çocuk neden doğursun? O yaşta anne olunca sanki madalya verecekler. Zaten henüz sen çocuksun. Neymiş, sen kadınmışsın.. Her türlü cefa sende olacakmış. Bana mı sordun acaba kadın mı olmak istiyosun erkek mi diye.. Hayır!
Peki bana mı sordun çocuk doğurmak istiyo musun diye, hayır!
O zaman ne diye bana bu regl olayını musallat ettin?
Ortaokuldan beri psikolojik ve biyolojik baskı altındayım canım... Her ay illa doğur da doğur...

Doğrumuyorum işte! Sevmiyorum çoluk çocuk. Görünce tüylerim diken diken oluyo. Hele de bende ters tepiyo, bana bişeyi yapma de inadına yaparım. Ama yap de hayatta yapmam.

Belki de ilk teklifim biyoloji düzenleme merkezine çok saçma gelmiş olabilir , o zaman başka bi çarre üreteyim hemen. Demokrasi de çareler tükenmez, önemli olan insanlar çözüm odaklı azıcık uyumlu olsunlar. İlla dayatma yoluna gitmesinler..

Teklifim şu; tatile gideceğim dönemde gidip başkanla konuşayım, şöyle söyleyeyim; 'pek sayın başkanım, ben iki hafta tatile gidiyorum. İzniniz olursa denize havuza gireceğim. Bu iki hafta içinde de üremeyi düşünmüyorum. Bi düş yakamdan, bi rahat bırak. Olur mı canım? Bak ben sana rüşvet müşvet vereyim, sen al o parayı takıl istediğin gibi. Ben de takılayım.. Kapişşşş?!'

O da desin ki ' tamam anacım, benden sana izin. Ama dersen ki doğurucam yok illa doğurucam, o zaman gelip kapımda ağlama. En erken iki hafta sonra doğurabilirsin.'

Ben de içimden 'ulan başlicam çoluğuna çocuğuna diyip' dışımdan da kızıp yüzebilme hakkımı elimden almasın diye 'tamam sayın başkanım, çok sağol' desem ve ayılsam. Olmaz mı?

Hayır olmaz, ya tatilin ortasında havuz başında bir hafta pinekleyeceksin, ya da salak gibi 200 kilo şeklinde gezeceksin. Sen seç! Kadınsın!

4 yorum:

SU dedi ki...

hahahaa bu başkana bende danışmak istiyorum, nasıl her sene denk getiriyorlar, özellikle tam tatil haftası hazırlanın yumurtalar çatlayacaksınız mı diyorlar acaba, çok disiplinli çalışıyorlar tebriklerimi ilet lütfen.

a. gizem dedi ki...

çooook haklısın...
herkese bir sorulsa değil mi?

lale dedi ki...

başkanın çalışanları maaş+pirimle çalışıyor bana kalırsa. o kadar azimli ve işlerine sadıklar ki, ben başka bir açıklama bulamıyorum..
bir de galiba tam da tatil dönemine denk getirdiklerinde maaş+2 katı pirim aldıklarından şüpheleniyorum...

lale dedi ki...

yok anacım, ne sorması.. tamamen dayatma tekniğiyle çalışıyor gıcıklar..