16 Eki 2008

Başlık Maşlık Yok

Emlakçı katili olmamak mümkün değil, hele de benim gibi sinir katsayısı yüksek, günlerdir ev arayan biri için.
Zaten tepem atık, belimin ağrısından ölmek üzereyim, abuk subuk bir sürü binanın içine girip çıkmaktan, hiç tutmayacağımı daha sokağın başından anladığım daireleri gezmek zorunda kalmaktan, emlakçılara dert anlatmaktan, onların milyon dakika boyunca süren ikna çabalarına direnmekten bir de üstüne hemen hemen her evi beğenip oturabileceğimizi idda eden eşime laf anlatmaktan yo-rul-dum! Hergün ağlamak zorunda mıyım ben? Nedir bu işkence?

Özet geçmem gerekirse dün gittiğimiz evlerin bir tanesinin yatak odasında tam ortada kocaman bir yuvarlak kolon vardı. Yatak ne sağa sığar ne sola, bu arada oda da sadece yatak sığabilecek büyüklükte. Yan odaya da dolabınızı sığdırabilirseniz, şanslısınız. Ama sorunca ev 3 o da deniliyor, toplasan üç odayı bir oda etmez zaten.

Pazar günü baktığımız bir evde ise saçma sapan bir şekilde çatı vardı. Banyoda duran merdivene şaşırdım, bir de baksam ki onu duvara dayıyorsunuz, tırmanıyorsunuz ve minnacık bir çatıyla karşılaşıyorsunuz. Artık oraya eşya nasıl çıkar, temizlenir mi, kaç çeşit böcek, fare vs oluşur, ne olarak kullanılır bir fikrim yok... Ama fantastik roman ve film hastası olan eşim hiçbir eşyamızın sığmayacağını bile bile sırf o çatı için bana yarım gün baskı yaptı.
En sonunda 'sen o çatı arasına saklanıp Harry Potter'cılık oynayacaksın diye kibrit kutusu kadar evde yaşayamam' desem de hala daha söylüyor, delirtecek beni!
Israrcılıkta üstüne yoktur, kanımı emdi...

Cumartesi eline düştüğümüz bir emlakçı bizi ev göstermeye götürüyordu, neden hala fotoğraf makinesi kullanmadıklarını anlayamıyorum. İlla tek tek gezeceksin evleri, yorugunluktan gebereceksin ki en sonunda pes edip ikna olasın, amaç bu bence..
Yoldan başka bir emlakçı arkadaşından anahtar alacağımızı söyledi, bir yerde durduk 70 yaşlarında bir nene bindi, daha kapıyı kapatmadan 'memur kefiliniz var mı?' dedi, sinirim tepeme zıpladı, zaten oralara yakın bir yerlerde dolanıyordu. 'Biz evi beğenecek miyiz bakalım, bu ne biçim soru?' gibi söylenirken eşim ortamı yumuşattı.

Gittiğimiz evde ise şaşkınlık içerisinde kaldım, ev demek gerçekten zor. Apartman yemek kokuyor, bina yaklaşık 30-35 yaşlarında, minancık üç tane oda var, mutfak çakmanında çakması, yan apartmandaki komşunuz kahve falan isterse hemen elden verebilirsiniz, evden çıkmanıza gerek yok.. Komşuluk ilişkileri kuvvetli olabilir yani, emeklilere uygun..

Eşimle gittiğimiz için çok seviniyorum, o benden çok daha sabırlı, insan ilişkileri kuvvetli ve adap usul bilen bir insandır. Beğenmediğim yerlerde hep bahane bulmak ve evsahibi hem de emlakçıyla uğraşması gereken o oluyor. Bu evde yan binanın içindeki yaşlı amcayı izleyip, yazık ne kadar yalnız diye üzülürken eşim de içeri de gerekli açıklamaları yapıyordu. Bir de memur kefilmiş, tövbe tövbe!

Sonra o aldığımız 70lik nine bizi birsürü yere götürdü, yarım gün onun ellerinden kurtulamadık. Soyumuzu sopumuzu araştırdı, sordu. Çocuk yapmamız gerektiğini söyledi, herşeye karıştı, bakmak istemiyorum dediğim evlere gitmem için sonsuz baskı yaptı ve hiç ama hiç susmadı. Adı Ayselmiş, Göztepe civarlarında emlakçılık yapıyor, olur da yolnuz düşerse sakın arkanınza bakmayın, kaçın!
Öbür emlakçı kadın da bir yandan bir oğlunun yağmur atacan'a diğerinin ise kıvanç tatlıtuğ'a benzediğini anlatırken, ben de içimden 'bize ne ya' falan diyordum. İki dakika sonra yumurtladı ki, oğulları dizilerde oynamak istiyormuş ama torpilleri olması lazımmış. Bizim de madem reklam ajansımız varmış, ona yardım etseymişiz. SALAK! SALAK! BEYİNSİZ! Onlar cast ajansı, aptal.. Bir de senden ev bekliyoruz biz, tövbe ya..

Bir tane salak eve gittik, beğenmedim hiç içime sinmedi. Ama banyosunda masajlı jakuzi vardı, aa lütfen.. O jakuzi bile bizim evi tutmamız için geçerli bir neden, mutfakmış, salonmuş onlar ne ki? Önemli olan jakuzi! İki saat boyunca kiralamak istemediğimi söylememe rağmen eşim tutturdu. Sonra ben 'hayır' desemde bizi ofislerine götürdüler. Ben de ne o çok konuşan nineyi ne de kafası basmayan kadını çekemeyeceğim için hemen yandaki pet shopa daldım, kızıma mamalar aldım, veterinerle sohbet edip Bal'ın bazı sorunlarından bahsettim, güzel vakit geçirdikten sonra çıktığımda nine telefonu eşime vermiş, asla tutmayacağımız ev için pazarlık yaptırıyordu. Birden tutturuvermiş eline, O da zavallım, birşeyler söylüyordu. Bir süre daha bizi tuttular ama sonunda kaçtık. Ninenin bana yapdırdığı emirler havada uçuşuyordu;
- gidelim
- hayır otur
- yok iyiyim ben böyle, gideceğiz zaten
- otur dedim! otur
- hık mık, peki
- istemiyor musun sen o evi?
- hadi ya gidelim
- otur iki dakika dedim!
- gideliiiiiiiim!!!

Kaçtık, canımızı kurtardık..

Emlakçıların da içinde iyileri var(mı)dır, ama karşılaştıklarımızın hepsi yalancı. Ben size indirteceğim şu fiyata dediği evlerin hepsi zaten internette inmiş haliyle duruyor. Dalga geçiyorlar resmen insanla..
Ay neyse ben çok sıkıldım bu konuyu konuşup, düşünüp, yaşayıp, yazmaktan..

Ev ararken emlekçılara dikkat edin!

4 yorum:

AssoRTieK dedi ki...

çok zor bişi yaa bu tam hevesleniosun gönlüne göre bitane bile ew olmazmı olmiycagıı tutuo işte!bi heves gidiosun aa yeni bi ev yok yine bi arıza çıkıo olmuo:(
pazar günü bakçaz bitane onu kesin begencez de,fiyatta da anlaşalım die duaa ediormm:)
umarım sendee gönlüne göre bulursunnn:)

uyuz cadı dedi ki...

serpilcim sen de mi ya? of ne zor dimi, sinir bozukluğu, hayal kırıklığı..
umarım senin beğendiğin ev olur canım, inşallah biz de pazara kadar bulmuş oluruz birşeyler de rahatlarız..

Adsız dedi ki...

ev aramak zor zahmetli ama insan gönlüne göre bi yer bulunca(umutların tam tükendiği anda buluyo inanın)tüm yorgunluklara değiyo :)
emlakçıların,özellikle bana rastgelenlerin hepsi böyle.özellikle foto göstermiyolar ki siz evi gidip görün.oraya kadar gidince bi şekilde pes dedirtip ikna ediyolar.en azından sonsuz çaba harcıyolar...

uyuz cadı dedi ki...

demek ki sadece bana denk gelenleri öyle değilmiş..
o kadar zorluyolar ki size anlatamam, bu devirde halıfleks mi kalmış? kadın tutturdu oraya bak diye, ay istemiyorum. napıcam ben yıllarca üstünde oturulmuş pis halıfleksi? zaten takıntılıyım bu konularda.. yan tersliceksiniz yada sürekli kibarca hayır diceksiniz, valla çok zor..