6 Eki 2008

Barbie Miyim Ben?

Herkesinki ev, benimkisi barbie evi..

Ailenin en küçük, en nazlı ve en şımarık üyesi olduğumdan nedense evliliğim de zaman zaman hafife alınır. Nasıl mı?
Mesela herkesin evi ile ilgili yapması gereken rutin işleri vardır. Alışveriş, yemek, temizlik, düzenlemeler vs gibi. Ama bütün bunlar benim için geçerli olamaz.
Ne zaman anneme yada ablama 'işim var' desem hep hafife alınır, değişik stratejiler geliştirilir. Mesela az evvel anneme 'bugün gelemem çünkü, şu şu işlerim var' dedim, annem ise herzamanki gibi hiç sallamayarak 'şimdi gel akşam yaparsın' dedi. 'Olmaz yetiştiremem, bugüne bitmesi lazım' dediğimde ise 'aman ne olacak, başka gün yaparsın. Yarın gelir ben yaparım, hadi şimdi gel' dedi.
Bu defa ben de sinirlenme belirtileri başladı, 'hepinizinki iş, hepinizinki düzen benim ki neden sallanmıyor?' gibi cümleler kurunca da sohbetin en uyuz olduğum kısmı başladı; 'ya ama gelseydin iyi olurdu. bilmem nereye giderdik, bilmem ne yerdik. bilmem nerede bilmem ne varmış'..

Sanki sordum!

Ablamın bir işi olsun mesela, akan sular durur. Kimse onu yapması gereken işten alıkoyamaz. Mutlaka aklındaki vakitte ve şekilde yapılmalıdır. Ama ben, ben kimim ki işim olsun!

Bir de benim işimi yapmak isteme olayı var, o da ayrı.
Ya benim evim burası, ben temizleyeceğim, istemiyorum.
Zaten annem de ablam da ne zaman bize gelseler hemen bir odaya dalarlar, genelde mutfak olur, ıncık cıncık her köşesi karıştırılır, yeni bir düzen kurulur.. Ay beni hasta ederler.. Çık desen de anlamazlar, en son babama söylerim de annem tırs tırs çıkmak zorunda kalır, yaşasın babalar!

Annemden sonra dört gün şeker kavanozu aradığımı bilirim, ablamdan sonra ise mutfakta en çok kullandığım bir aleti hiç bulamadığımı, aylarca arayıp sonra yenisini aldığımı..
Ablam da az evvel 'ayyy, sen onu tek başına yapamazsıııın, ben yarın gelicem sakın elleme.' dedi. Ay yaparım, yapacağım, çok merci...

Yani diyeceğim o ki ben de artık çocuk değilim, büyüdüm. Lütfen ailem tarafından kabullenilsin.

Hiç yorum yok: