20 Eki 2008

Bitmez Çilem

Babamı şu dünyadaki herkesten çok severim, ama bugün beni gıcık etti.
Eşim gelmeyecek yalnız ev bakacağım, canımın istediği gibi hareket edip kibarlık yapmam gerekmeyecek demiştim, ama yine olmadı...

Babam 'yalnız ev bakılmaz' deyip benimle geldi, tabi annem de..
Sağolsunlar, 'aman da kızım büyümüşte, hayatın sorumlulukları üstündeymişte aman da aman' cümleleri eşliğinde ev baktık.
Bir ara ben emziğim düştü diye ağladım, ama onun dışında sakin bir gündü..

Babam bana eşimi aratmadı, hatta daha beterdi. Çünkü eşinizle tartışabiliyorsunuz, aslında bu bir koca için süper bir özellik. Yada benim gibi sonsuz kapris ve şımarıklık özellikleriniz devreye girebiliyor. Ama baba öyle mi, babama nasıl bağaracağım, yada 'ooof yeter istemiyorum işte' falan desem ne kadar üzülür, zaten diyemem de...
O yüzden uygun olmadığını düşündüğüm evler için çok mantıklı ve elle tutulabilen sebepler üretmem gerekti.
Bir de bütün erkekler aynı galiba, dekorasyondan ve ev işinden hiç anlamıyorlar.. Mesela eşimin dün tutmak istediği evden bahsedince aynı olmayacak önerilerde bulundu. Elalemin evine neden o kadar para harcayayım ki? Havaya giden birşey o.. Aç mıyım açıkta mıyım da kendimi mecburen o eve atacağım bütün bu masrafları yapacağım?

Üstelik dediğim gibi her önerisine 'istemiyorum baba ya aaaa ısrar etme' diyemediğimden mantıklı şekilde açıklamam gerekti..

Sonra yemek krizi yaşadık, ben hamburger yemek isterken anne çorba içmem gerektiğini savundu. Hadi o olmasaymış hamburgerle cola yerine ayran içebilirmişim.. Ay hiç olacak şey mi?

Toplamda bir eve baktım, diğerlerinden birini 14. kat olması sebebiyle istemedim. Hem ödüm kopar, eşim de korkuyor, hem de annesi bizi yer bitirir.
Dün akşam bile deprem, kolonlar, hayat üçgeni, deprem valizi, temeller, su mazgalları, bina yükseklikleri, gölcük depremi, alev topları, onun kardeşi bunun annesi gibi konularda epey hararetli konuşmalar gerçekleşti.

Bir diğeri de 'zaten size olmaz' denildiğinden elendi, en azından emlakçı beni biraz anlamış. Olmaz dediği de şu, dün o emlakçıyla baktığımız bir evde genzim fena halde yandı, neden mi? Dışkı kokusundan.. Tuvaletin kapısını açınca yüzüme doğru bir bomba şeklinde koku patlaması oldu... Ölüyorum sandım, saatlerce boğazım acıdı, öğğkk...

Sonrasında akşam kuaförüme uğradığımda bol bol parafin ve mis kokulu jöle kokladım, arada da çantamdaki el kremini kullandım, eh işte etkisi biraz geçti..

Şimdi diyeceksiniz ki, sen nasıl bir ev arıyorsun da bir türlü bulamadın?
Tabi bu soruyu soracak olanların yaşca benden daha ufak hiçbir haltla uğraşmayan, herşeyi anne babası tarafından cuk diye oldurulan bir genç (benim üç sene evvelki halim), yada doğuştan paranı içinde yüzmüş ne istese elde edebilen gıcıklar tarafından sorulabileceğinin de fena halde farkındayım..
Yine de cevaplayayım, içinde mutlu olabileceğim, görünce ısınabileceğim, iyi bir muhitte, komşularımı ve çocuklarını öldürmek istemeyeceğim, bol güneş alan, mutfağı otuz yıl öncesinin olmayan, tercihen boyası yapılmış minnoş bir daire istiyorum. Öyle lükslerle falan da işim yok, yok ankastre olsun, yok bilmem ne olsun.. Aklıma gelmiyorlar bile, ama yeter ki ısınayım, seveyim. Yoksa çıkmamın bir anlamı yok, şu anki evimi de sevmiyorum zaten, hem bu kadar dolaş uğraş, hem de yine sevme.. Olacak iş değil..

Şimdi kim beni yargıladı, kim bana 'sen de ne istediğini bilmiyorsun be kadın, bizi hasta ettin' dedi ki ben açıklama yapmak zorunda hissettim kendimi?
Hiçkimse! Eeee ben salak mıyım bu kadar şey yazdım? Evet!
Bu ev konusundan sıkılan da varsa kusura bakmasın, gitsin aliceharikalardiyarinda.blogspot.com' u okusun, benim hayatım bu şu sıralar...

not: inşallah öyle bir blog yoktur, bana dalmasın..

4 yorum:

a. gizem dedi ki...

:)) valla şekersin... uyuzlukları da çileleri de pis adamları da anlatırken şekersin. bu benim kararım ben de kimseye hesap vermem. Nokta. (Kimden öğrendim acabaaa?)

uyuz cadı dedi ki...

çok merci :)
benden öğrenmiş hehe, şu bile yeterli benim için...

Adsız dedi ki...

ev icin ufak bir ayrinti da ben eklemek isterim:
banyosunda milattan once kalmis, koyu renkli, mozaikli, sacma sapan fayanslari olmayan bir ev olmali, degil mi?
Pinar

uyuz cadı dedi ki...

pinar, yazıcaktım da abartmiim dedim :)
ama baktığım ilk şeylerden biri..