7 Eki 2008

Haydi Hep Beraber!

Sildikce rahatlıyorum, attıkca ruhum kuş olup uçuyor!
Nasıl bir huzurdur bu Tanrım?!
Elime geçen herşeyi çöpe atmak istiyorum, yıllardır kendi kendime haince 'bu evden giderken ben bunu kesin götürmem, neye benziyo ki?' dediğim o kadar çok eşya var ki...

Bir kere kocam alınmasın ama onun ıvır zıvırlarında fena halde gözüm var. Bıraksam burayı çöp ev yapacak, belediyeden gelip temizleyecekler. Bir insan herşeyi mi biriktirir ya?!
Aldığı her eşyanın kutusunu saklıyor, ayakkabıdan bilgisayara kadar. Delirmek üzereyim.
Hangi markanın kutusunu ararsanız bizim evde bulmak mümkün. Buyurun gelin, eğer kutu ihtiyacınız varsa sevabına vereceğim, çünkü nasılsa çöpe gidecekler.

Akşamları eve geldiğinde cebinden bozuk paralar ve çivi çıkan kaç insan vardır acaba? Hayır usta musta da değil, tasarımcı adam!
Boş cd kapları, bir sürü kağıt, ıvır zıvır.
Bekarken aldığı evlenirken de buraya getirdiği hiçbir eşyayı beğenmiyorum, kusura bakmasın. Onlarda da fena halde gözüm var, gidiciler..

Kendime dair de atacaklarım bol, mutfakta neler var neler..
Yani ben aslında bilgisayardan bile birşeyler silerken mutlu oluyorum, az önce yaptım. Oooh, dosyalar 'hışırttt' sesi eşliğinde yok olurken tüm benliğimi mutluluk kaplıyor.

Yaşasın temizlik, yaşasın sıkıldığımız şeyleri çöpe atmak, yaşasın yepyenilerini almak, yaşasın bu hiç bitmeyen döngü!

Hiç yorum yok: