9 Eki 2008

Mini Lakaplar Sözlüğü_ Beta Sürüm

Pek sevgili uyuz okuyucuları, Mini Beddua Sözlüğü hizmetimden sonra şimdi sizler için yine 'mini' olan bir lakap sözlüğü yayınlıyorum.
Umarım günlük hayatınızda diğer insanlar tarafından anlaşılma ihtimali çok düşük olan bu sözcükleri gönül rahatlığıyla kullanır, istediğinize çeşit çeşit beddualar ve aşağılayıcı lakaplarla hitab edersiniz..
Kaynak: annem, babam ve birazcıkta eşim. Bütün bunların Erzurum yöresine ait olduğunu belirtmek isterim.
Oynuzu bana verin, daha ne hizmetlerle geleceğim, herşey sizler için!
Haydi başlayalım..

Çıtçıt Mötto; Buradaki Mötto aslında bir isim olan Muteber(önemli, geçerli)' in kısaltılmışı olmakla birlikte, başındaki 'çıt çıt' ibaresi gözlerinin küçüklüğüne ithaf edilmiştir.

*cadının tamamen kişisel notu: bu rahmetli olmuş 'cadı' kişilik halamın kaynanasıydı ve az çektirmedi, hiç sevmezdim. Gözleri için ise 'çıt çıt' büyük bile gelebilir.

Gırçuvalı; Ufak, kısa boylu demektir.. Bir başka anlamı da keçi tüyünden örülmüş çuvaldır.
Fakat burada, kişinin kısa boyuna gönderme yapmak amacıyla kullanılmaktadır.

*cadının tamamen kişisel notu: bu kişi de 'çıt çıt mötto'nun eşiydi.

İt Otaran; Başı boş gezen adam. Kaldırım mühendisinin Erzurum' cası.

Tırro; Çabuk öfkelenip tırlatan.

Sallambaş Bino; Parkinsonmuş adam hep başı sallanıoymuş, tabi bu hastalıpı köyde bilmediklerinden dalga geçerlermiş. Bir başka ismi de 'titro', yani sürekli titreyen.

Küçük Bayro; Kısa boylu Bayram.

*cadının tamamen kişisel notu: anneme aşıkmış, babam sürekli dalga geçtiği için bizim evde sıkca bu ismi duyarım. Annem de kızar, ona mı kalmışım diye. Haklı!

Gurt Yemez; O kadar çirkin ki, tenezzül edip onu kurt bile yemez.

Gırro; Kıro gibi birşey herhalde. Hoş köyde herkes kıro ama, yalancı da demekmiş galiba.

Topal Selvi: Bu da anneannem olur, annem ilk başta 'annemin hiçbir lakabı yoktu' dese de yemedim tabi. Babam ispiyonladı, lakabı buymuş.
Aslında topla değildi ama bacakları biraz çarpıktı, yürürken azıcık sağa sola sallanıyordu, büyük ihtimalle o yüzden böyle demişler.

Anneannemin adı da Selvi, ama genelde Sevlü derlermiş.

Kör Durso; Babam anneannemi ispiyonlayınca annem de hemen babaanneminkileri söyledi.
Adı Dursun'du. Büyük dedemlerin o kadar çok çocuğu olmuş ki, en sonunda kız olmasına rağmen Dursun demişler adına. Galiba durmuşta. Zaten durmasaymış babaannem o çocukları boğardı herhalde. Üstünüze afiyet kendisi biraz kıskanç ve uyuzdu da, kime çektiğim belli...

Niye kör dediklerine gelirsek, babaanenmin babası ölmüş, O da çok ağlamış, üzülmüş, hastalanmış. Geçici bir körlük yaşamış, sonra tedavi olunca düzelmiş. Ama o arada da acımasız köy halkı hemen 'kör' lakabını yapıştırmış.

Ne kadar kötüler ya, hepsine uyuz oldum şimdi, yazık kadına..

Tıncıklı: Bu da babaannemin lakabı, annem bana da söyler sıklıkla. Çabuk sinirlenen, herkese kızan gibi bir anlamı var.
Rahmetli de bir yere misafir gittiğinde hemen kavgaya tutuşurmuş, kimseyle anlaşamadığı için evlerinde de uzun süre oturamazmış. Bir o komşuya gidermiş bu başka komşuya. O nedenle 'tıncıklı' demişler.

Sırada Fatma tezem var, onun birçok lakabı varmış, başlayalım;

Pindireği; Pindireği tavukların yattığı yere verilen isimmiş. Bir işe yaramadığını düşündüklerinden kendisine bu ismi layık görmüşler.

Konos; sönmüş gazla yanan lamba demekmiş. Lambanın gazı yok ya, teyzemin de yaptığı bir iş yok, az enerji mi yakıyodur nedir? Bu benzetme neye istinaden anlayabilmiş değilim.
Zaten hiçbir lakabı anlamadım da annemle babam açıklamışlardı..

Peştımal; Peştemal. Bu da neden bilemiyorum, ama çok saçma.

Dana Çobanı; Başkada bir işe yaramıyormuş, bir nevi 'it otaran' gibi düşünebiliriz.

O Dana Koca; Otlamaktan gelen danaları ahırlara sokarken söylenen cümle. Teyzem de sadece dana otarıyomuş, hiçbir işe yaramıyomuş.

Şimdi de annemin eteğindekileri dökelim;

Camış Pohu; Manda boku, yine nedenini bilemiyorum.

Camış Gözlü; Büyük gözlü olduğundan, camışa benzetmişler.

Çarıh Doddah: Türkçesi çarık dudak, soğuk Erzurum havasından dudakları çok kuruyormuş, ee nereden bulsun şimdiki koruyucu lip stcikleri, o da yalıyormuş. Dedem de kızıp bunu söylermiş.

Kole Geçi; Boynuzu olmayan keçi, inatçı olduğundan.

Dedeminki ise;

Hınnıklı Hemit; Sümüklü Hamit, ki bunu anneme de sürekli söylerim.
Eşim geçen gün 'neden annene hep hınnıklı diyorusun?' dedi, 'ee çünkü hınnıklı' dedim.. Napalım, hınnık bizde bir aile geleneğidir, büyükten küçüğe devrender. Sıra bana da gelecek. Senin de işine geliyorsa canım!

Diğer Teyzeminki;

Kel Garga; Saçını çok kısa kesmişler, kel gibi kalmış. Sonradan da gür çıksın diye gübre sürmüşler. Allahım! Kerastase yok tabi orada, ne arasın?..

Zıllık Celo; Zıllık, ince demek. Yani zayıf Celal demişler. Sonradan ben bu Celal Amca'nın adını 'yastık Celal' olarak değiştirmiştim, inanılmaz büyük bir göbeği var.

Pişig Eto; Pişig kedi demek, yani kedi Ethem. Bıyıkları kedilerinkine benziyormuş.

Çil Sabro; Çilli Sabri.

Tandır Gülo; Çil Sabrı' nın (bkz: üst satır) annesi. Büyük köy tandırlarında biriyle fingirdemiş, yakalnmış, adı da böyle kalmış.

Son olarak babama da 'Kör Haso' diyorlarmış. Nedenini sorduğumda köyde o doğmadan evvel kör olan bir adam varmış, adı da Hasanmış. O ölünce yeni doğan Hasan' a aynı lakabı yapıştırmışlar.
Devredilebiliyormuş galiba bu lakaplar, tıpkı sayısal gibi..

E bu kadar yeter.. Ama farkettiyseniz hep annemin tarafından ve köy halkından örnekler verdim. Birgün babam yokken annemi sıkıştırayım da şöyle amcalarımın, halalarımın lakaplarını öğreneyim.. Yine güleriz..

2 yorum:

a. gizem dedi ki...

:)))))
bikaç tanesini öğrenip hayatıma geçirip millet için kullanmayı düşünüyorum heeee heeee:) :P

mesela gırçuvalı, ofisteki aptal geri zekalı kısa boylu bi grup var onlara diycem anlaşılır mııı sence lale?

bi de onlar için itotaranı kullanmak isterim. Çünkü bi iş yaptıklarını zannediyorlar ama boş boş oturuyorlar, bi de yaptıkları saöma sapan şeyleri de çoook önmliymiş gibi göstermeye çalışmıyorlar mıııı? daha da komik oluyorlar.

Bi de hepsi mi gırro olurrr! bi giydikleri de tarz olsun bi giydikleri de yakışsın beee.

Neyse hem güldüm hem de onlarla dalga geçtimmm heee heee :)

lale bu kadar uzun yorum mu olur deme sen de bakıyorum süper güzel ve uzun yazılar yazıosun :) valla işe girince anlamam devamını beklerim:) isterim.

Öpüldün şeker!

uyuz cadı dedi ki...

haha gizemcim bak hemen günlük hayata entegre etmişsin lakapları :)
bence hiçbirisi anlaşılmaz, gırçuvalını nerden bilsinler ki? ama it otaran içinde 'it' geçtiğinden kötü birşey olduğu çakılabilir. onun yerine pindireği yada konos'u tercih edebilirsin, anlamca aynılar..
ay çok komik, muhabbete bak.
yorumun da uzunu makbuldür şekerim ;)