2 Kas 2008

Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz

Eşim bir ara facebook belası sayesinde okuldan bir arkadaşını bulmuş. Aman da pek samimilermiş o zamanlar ama ne olmuşsa okul bitince kopuvermişler, bak sen.. Nasıl oluyorsa, o kadar samimisin sonra kaybediyorsun.

Aman neyse, bizi yemeğe çağarıyorlarmış, eşini çok severmişim bıcır bıcır bir kızmış. Hiç gitmek istemedim, ama mecburen ısrarlara dayanamadım ve zor bela gittik. Bu anlattıklarım tee geçen kış oluyor, hatta o zamanlar bloğum bile yok.. Olsa kesin yazardım..
Neyse az gittik uz gittik, evleri bize bir uzak bir uzak..
Karşılaştığımız anda eşimin arkadaşı olanı pek sevmedim, kız için karar vermek içinse daha zamana ihtiyacım vardı.. O zamanı bol bol bulabildim, çünkü bize yapıştılar ve saatlerce bırakmadılar. Ben kalkalım dedikçe oturun ısrarlarının ardı arkası kesilmedi.
Şöyle diyeyim akşam altı gibi gidip gece iki civarı kurtulabildik.. Aslında gece oturmalarını severim, hatta kendimi rahat hissedip kaldığım arkadaşlarım da var, ama bu insanları daha yeni tanımışım illa gece kalın demenin de bir alemi yok yani.

Neyse o akşam yemekler berbattı, aç oturdum aç kalktım. Ekmekle bile doyamadım çünkü ekmeği kız evde kendi yapmıştı ben ev yapımı ekmekten nefret ederim, çünkü tadı keke benziyor. Ben zaten kekte sevmem.
Hadi ben biraz idare ettiysem de eşim tam aç kaldı, salatada bile koca koca soğanlar vardı, hiç birşey yiyeymedi.. Neyse ama uzattım.. Asıl konuya gelelim..

Bu çift bir aşk böceği bir aşk böceği.. Tamam sevin birbirinizi ama neden bizim gözümüze sokuyorsunuz ki? Bana ne sizin aşkınızdan..

Bir tane de kedileri vardı, hayvan psikopat olmuş.. Adamdan ölesiye korkuyor, kucakta bir saniye bile durmuyor..

Birkaç ay sonra tutturdular illa size geleceğiz diye, oyaladım oyaladım artık bu son kaçınılmaz oldu, bir akşam da bize geldiler fakat bu sevgi böcükleri birden kavga böcüklerine dönüştüler. Biz de kaldıkları sürece sürekli birbirlerini şikayet ettiler, kafamız şişti, sinirimiz bozulddu. En son giderlerken 'bence siz ya ayrılın yada (kocasına diyorum) sen psikoloğa git. baktın olmadı evlilik terapistine gidin' dedim.. Çocuk bana ters ters baktı, gıcık oldu ama benim ona olduğum kadar olamazdı.. Hayatınızda ikinci kere gördüğünüz üstelik hoşlanmadığınız iki kişinin yaklaşık altı yedi saat boyunca sorunlarını dinlemek kadar sıkıcı birşey olamaz..

Hayırlısıyla yakamızdan düşüp gittiler, fakat aradan birkaç ay geçince 'biz tatile gidiyoruz, kedimiz siz de kalabilir miiii' diye yüzsüz bir soru sordular.. Hayır mayır dediysem de en sonunda çok acıdım ve getirsinler dedim. Aman demez olaydım. Hayvan bize geldi, azacağı tuttu.. Evin içinde deli gibi uluyor, ben kafayı yedim. Kızım her zaman çok sakin olduğu için böyle kedi kaprislerini hiç çekemiyorum..

Beni gecelerce uyutmadı, sonra birgün yatak odasına girdiğimde bir çiş kokusu geldi burnuma.. Anlamadım, her yere baktım, aradım, taradım hiç çiş yok. Zaten Bal'da yapmaz, neyse bakalım dedim. Sonradan bir farketsem ki, yatağımın tam ortasında bir çiş.. O an kafayı yedim.. Bütün nevresimleri yıkamak için kaldırmıştım eğer üstünde yorgan falan olsaydı en azından onu atardım, bütün çiş yatağın içine geçmiş!!

Ne yapacağımı şaşırdım, hemen yatak odasının kapısını kapattım bir daha girmesin diye. Eşim geldi yatağı atalım dedim, bir de sonuçta yeni evliyiz yani yatağımız da yepyeni. Eşim bel fıtığı olduğundan özel bir yatak almıştık.. Salak insanların salak kedileri yüzünden neden gül gibi yatağımdan olayım ki?

Arada kapı açık kalmış bu gerizekalı kedi iki defa daha işemiş yatağa, anlayacağınız koskoca yatağın tüm yüzeyi kedi çişi oldu!!

Arayıp insanları tedirgin etmek istemedim, hadi gelin falan diyemedim.. Bekledim.. Bize bir hafta dedikleri halde aradan 12 gün geçti gelemediler. Artık son bir işeme sonucunda ağlayıp ve çıldırmış şekilde eşimi aradım, o da arkadaşını aramış. Hemen geleceklermiş, duy da inanma.. Neyse geldiler..

Ben evdeki tüm halıları bile yıkamacıya yolladım kedi yüzünden, aramızdaki muhabbet şu;
- abicim biz size yatak alalım,
- yok ya olmaz,
- peki o zaman..

Budur!!

Üstelik kedi evde bir koltuğa hergün çişini yapıyormuş, bunu biliyorlar beni uyarmıyorlar ve ben de salak gibi kediye bakıyorum...

Sonuç;
- sevmediğin gerizekalı insanlara sırf iyilik olsun diye bakılan salak bir kedi,
- uyunamamış tam 15 gece,
- üstüne üç kere işenmiş bir yatak,
- yıkamaya verilmiş halılar,
- delirmiş bir ben,
- ve en sonunda bir teşekkür bile etmediler...

Devamını da yarın yazayım, çok uzun oldu...

10 yorum:

AssoRTieK dedi ki...

ben kediyi kabul ettiğin yazıyı hatırlıormda yok almazlar kediyi lalenin başına kalcak demiştim ama almışlarr,naptınız yatağı?

pammuk dedi ki...

insaf!

a. gizem dedi ki...

ay ben de sinir oldum şimdi, biliyorlar kedilerini ve söylemiyorlarrrr! üstelik de 12 gün geçmiş kediyi alsanız size hemen satacaklarrrr... vay gıcıklar var!

Adsız dedi ki...

lale'cim bi laf vardir, wallaha cok dogru, iyilikten maraz dogarmis, senin hikaye de buna donusmus iste!? bazen hayatta ozellikle eger icinden gelen bir ses de kesinlikle "hayir" diyorsa, o sese kulak vermek gerek, yoksa olan sana oluyor sonucta...

pire xxx

♥ Craft Woman ♥ dedi ki...

yaz yaz merak ettim ya

uyuz cadı dedi ki...

valla aldık kediyi, neden aldığıma dair bi fikrim de yok.
geri de aldıları ama hayvanın başına gelen kalmadı..
bugün yazıcam onu da..

uyuz cadı dedi ki...

pamukcum, bence de..

uyuz cadı dedi ki...

gizemcim valla biliyolar da zaten ben alayım diye söylemediler heralde..olan bana oldu.

uyuz cadı dedi ki...

gülnurcum öyle valla, doğru söylüyosun. birşey daha öğrenmiş oldum böylece artık napalım...

uyuz cadı dedi ki...

craftcım ayzıcam şimdi :)