11 May 2009

Offff

Çok sıkıldım!

Hayatımın her bir parçasından bıktım.

Üzerime yapışan bütün sorumluluklardan, yapmam gerekenlerden, yapmak istediklerime vakit kalmamasından, 'mecbur' takısından, zorlanmaktan, 'istemiyorum' dediğimde anlaşılamamaktan, 'istiyorum' dediklerimin HEP sonraya ertelenmesinden, düşlediklerimin gerçekleşememesinden uzak kalmak istediklerimin burnumun dibinden bir adım geriye gitmemesinden, herkesi memnun etmeye çalışmaktan aslında ne istediğimi unutmuş olmaktan, hergün yemek yapmaktan, sofra kurup toplamaktan, her hafta mutfak alışverişi yapmaktan, günümün belirli bir kısmının 'neden hayatım böyle?' 'ben bunu istemiyorum ki, neler oldu böyle?' diye düşünmeye ayırmaktan, geceleri kafamı yastığa koyduğumda 'kendimi mutlu etmek için ne yaptım?' sorusuna cevap bulamamaktan, sürekli sakin ve alttan alıyor olmaktan, sıkılma ve bıkma duygusunun bir 'lüks' sayılmasından, evin işlerinden, kedimin kumundaki kakalardan, banyodaki kıllardan, mutfak tezgahındaki GEBERESİCE karıncalardan, dışarıdaki korna seslerinden, aynadaki benden, her ay uzayan saçlarımdan, boyasamda alttan sinsice çıkan üç-beş tel beyazımdan herşeyden ama herşeyden bıktım!

Sadece kendimi alıp uzaklara kimsenin bana ulaşamayacağı yerlere gitmek istiyorum. Arkamdan ahlanıp vahlansınlar, yokluğumda herşeyin nasıl karışacağını görsünler, kendi sorunlarıyla kendileri uğraşsınlar, çok çok üzülüp 'neden böyle yaptık?' desinler ama beni ASLA bir daha bulamasınlar istiyorum...

Fakat bunları sadece istiyorum, yazıyı yayına aldıktan sonra yine aynı hayatımın içine döneceğim... Zavallı ben.

Bu yazıyı da yorumlara kapatmak istiyorum, bari bu kadarına hakkım olsun değil mi?