19 Ağu 2009

Üf Püf

Bazı günler sıkılırsınız, hiç olmaz mı?

Canınız gelir burnunuza yapışır. Değil etrafta kimseyi görmek aynadaki yansımanız bile fazlalık gelir. Gözyaşları her saniye tetiktedir sanki. Bir bardak su bile almaz içiniz, nedensiz yere oflar uçuşur etrafınızda, ne kedinizin ayaklarınızın dibinde yuvarlanması, ne havanın aydınlık güneşli fakat esiyor olması, ne alışveriş fikri, ne dışarı çıkmak, ne içeride kalmak, ne bir arkadaş sesi, ne bir müzik sesi... Hiçbiri neşenizi yerine getiremez, zaten bunu istemezsiniz de. Bıraksınlar da rahat rahat kendi kör karanlığınızda, pis derin küflü derin kuyunuzda can çekişin istersiniz.
Olmaz mı?

Bana olur, işte bugün yine böyleyim. Pek bir mutsuz kalktım yataktan, kendimi zorladım ı ıh olmadı. Bütün gün öyle sürdü, işin acı kısmı gün hala daha tükenmiş değil... Üstüne bir de şu kitabı okuyup bitirdim, umudu kestim daha iflah olmam.

Niye yazıyorum? Çünkü ben bugün kendi kendime kalmak istedim, hatta mümkünse kendim de işin içinden çıkıp gitse de sadece kalsam. Yanımda kimse olmadan somurtmak, saçım başım berbat, ne giysem derdi olmadan üstüm gecelik ayaklarım pofuduk terlik öylesine durmak istedim. Salondaki koltuktan yatak odasındaki yatağa, oradan çalışma odamdaki koltuğa savrulayım istedim. Hep yatay pozisyonda olayım kafam yastıktan ayrı durmasın istedim.

Çok şey mi istedim? Şunu bile bana çok görenler utansın, ne diyeyim...

Hiç yorum yok: