26 Kas 2009

Ne Ola Ki?

Offf çok sıkıldım senden blog!
Böyle yüzüne yüzüne söyleyipte kırmak istemezdim ama içimden seninle ilgili hiçbir şey yapmak gelmiyor. Sayende hayatıma giren tatlı arkadaşlarımla günümü gün etmek sonra da dönüp bunları saymak çok büyük bir terbiyesizlik biliyorum ama ne yapabilirim ki? Durum bu.

Kontrol bile etmiyorum seni, günde bir kere açıp 'hey nasılsın?' diye sormak bile gelmiyor içimden. Bana göre en güzel tarafın şu sağda duran Atatürk'üm. Her baktığımda tatlı tatlı gülümsüyor, ne şeker adam. Daha da bir albenin yok yani.

Ne kadar zamandır varsın hayatımda? Bir buçuk seneyi geçti, hiç bu kadar ara vermemiştim galiba...

O ara uzadıkça uzuyor, içimden bir ses artık yazmak istemediğini kendine itiraf et diyor. Sıkılganın tekisin sen bunca zaman devam etmen bile mucize diyor, hiç susmuyor. Dırdırcı ne olacak?

Ara desen ara değil, bırakmak desen bu bir son değil, kaç aydır içinde olduğum durum neyse o işte. Adı da yok...

Geçer... Geçer di mi?

23 Kas 2009

Öyle

- 'Aşkım biz bayramda napıcaaaaaz?'
- 'Bilmem, annenlere gideriz herhalde'
Rın rın rını rın rı rın rını rın rırırırııııın.

Bir, o adam amma kılıbık öyle.

İki, o karı amma yalaka öyle. Senin anan baban yok mu kızım?

Üç, o mahalle sakinleri amma terbiyesiz öyle.
Başkalarının konuşmalarını dinlemek çok ayıptır.
Ayrıca ne kadar ikiyüzlüsünüz öyle, kadın illa da canının içi olan kaynanasına gitmek isteyince biriniz çocuğa şeker kakalıyorsunuz biriniz evire çevire kıyafet satmaya çalışıyorsunuz. Madem bayram diye sevindiniz verin şu ağzı süt kokan bebeye harçlık, ya da 'al evladım bu da benden sana bayram hediyesi' diye bir avuç şeker.. Nerdeeee? Bizdeki esnafta çakal olmuş anacım...

Ananın da zaten maşallahı var çocuk nerde haberi yok düşmüş kaynanasının derdine.

Son madde dört, reklamlardan nefret ediyorum!

21 Kas 2009

Yoromsız


O araba 'boyosız' sa ben de yorumsuzum arkadaş!

19 Kas 2009

Ayşegül İki Kedisiyle

Bir kedi günün kaç saatini kapalı kalarak geçirebilir? Cevap veriyorum, eğer söz konusu şapsişirik bizim Mumu ise, 10!

Şaka değil, kedim bugün toplamda 10 saat hapis hayatı yaşadı. Sabah evden çıkarken havaya bakmak için balkon kapısını açmış bulundum, işte bu büyük bir hata. Kaşla göz arası sen ne zaman kaçtın be hayvan?
Eve döndüğümde Mumuuuu Mumuuuu dedim çıkmadı, ki kapıda karşılar.
- 'Baloş'um Mumu nerde kızım?'
- Mırrrr!
- Hımm o zaman sorun yok?!

En son balkona baktım kapıyı açar açmaz son sürat söylenerek mama kabının başına koştu.
Mırr mır mıııııııır!
Kıtırt kıtırt (mama sesi).
Üşümüş yazık, azıcık ısıtıttım sonra yine azmaya başladı.

Akşam da 'kızlar nerede yaaa?' diyorduk benimkiyle, nerede olacak büyük kraliçe uyuyor yine, diğeri hani?
Tanıdık geldi mi?

Mumuuuuu Mumu kızım neredesiiiiin?
- Baloş'um Mumu nerde kızım?
- Horrrrrrr!

Dolabın kapalı kapısının derinliklerinden bir ses, Mırrrrr?!.
- Kız Allah seni kahretmesin e mi! Ne ara saklandın elbiselerin içine?
- Mırr mır mıııııııır! Kıtırt kıtırt (mama sesi).

İşte bizim evde kedili günler hep birbirinin devamı niteliğinde... Allah herkese nasib etsin, Amin.

11 Kas 2009

Durum Raporu

Geçen gün annemle D&R'daki çocuk kitaplarına bakıyorduk, hani güzel sanatlar mezunuyum ya, hani illustrasyon yapmaya bayılıyorum ya, birini alıyorum öbürünü bırakıyorum pek eğleniyoruz.

Arkamızda da bir adam var dönüp dönüp bana bakıyor. 'Allah Allah, cins midir nedir' dedim ses etmedim, biz kurcalamaya devam ediyoruz. En son her güne bir masal kitabını gördüm, 'aa anne bak bizdeki kitaptan' dedim, O da 'aaaaaaaa İsveç masalı varmış içinde ver bakayım' dedi, büyük bir mutlulukla çocuk taburelerine oturdu okumaya başladı, sanırsın ki zamanında İsveç'ten sürgün edilmişte memleketinin verdiği özlemle hikayeye sarılmış.

Neyse işte, o arada derede iki saattir bana bakan adam;
- 'Sizinki kaç yaşında?' dedi,
Ben de , '27' dedim. Aslında 28 oldum da ağız alışkanlığı işte.
- 'Hımmm o zaman okur, çünkü bizdeki 3 yaşında pek anlamıyor' dedi.
- 'Kendime aldım, kendime' dedim.
O an hızla anlatmakta olduğu beni hiç ilgilendirmeyen saçma sapan şeye ara verip yüzüme öyle bir şaşkınlıkla baktı ki size anlatamam.

Biz gülmeye başladık, adam giderken hala bana bakıyordu.

Ne o yani, bu kitapların içindeki çizimleri de çocuklar mı yapıyor sandı bu denyo? Çocuk kitaplarına 28 yaşındaki büyükler bakamaz, bunları okumaktan zevk alamaz, ya da resimleriyle aşk yaşamaz. Bu mudur?

Hep beni buluyorlar ya, yine buldular işte.

Uzun zamandır canım yazmak istemiyordu. O boşlukta yine beni neler buldu neler de anlatacak halim yok.

Şimdilik hala evle uğraşıyorum, hala bir araba alamadım onun için üfleyip püflüyorum. Sonra da 'sanki çekirdek alıyorsun da ne bu acele salak' diye kendi kendime kızıyorum.
Şöyle temiz bir Golf var mı bildiğiniz, bana satsanız mutlu mesut yaşasak...

Şimdilik böyle, sevgiler...