6 Şub 2010

İstanbul, Bir Kitap, Alıntılar ve Sokak Köpekleri

- 'Kore'den insanlar getirmeyi düşünüyorum, bu sokaktaki köpekleri toplasınlar yesinler.'
Bedrettin Dalan (1986 sonlarında, bir hayvansever ekibiyle görüşmeden).

- 'Hayatımda hiç bu kadar perişan, aç, sefil, mahzun bakışlı, kalbi kırık sokak köpekleri görmedim.'
Mark Twain

- 'Hepimiz biliyoruz, hiçbir Avrupa şehrinde sokak köpekleri sokakta gezmiyor. İstanbul sokakları ise köpekten geçilmiyor. Ben diyorum ki bunu bir sorun olarak görmekten vazgeçelim. Sokak köpeklerinin bakımı ile ilgili olarak bir proje geliştirelim ve İstanbul sokak köpekleriyle ünlü bir şehir olsun.'
Ezel Akay

- 'Kuşsuz, ceylansız, kelebeksiz, tavşansız, kedisiz, köpeksiz bir dünyada kimse mutlu olamaz, bunu bilmenizi isterim. Öyle bir dünya isteyen ruhsuzlara izin vermeyin. Biz yok oluyoruz, siz olmayın.'
Pako (Hürriyet, 26 Aralık 1999)

- 'Belediyeler artık, bu saçma sapan sokak köpeği severlerin baskısından kurtulup, uygar dünyanın yöntemleri ile sokaklarda bir tek başı boş ve sahipsiz köpek bırakmamalıdırlar. Yolu bin kez yazdım. Bir kere daha yazayım.. Her belediye kendi köpek toplama ve bekletme merkezini kurar. Merkezin kapasitesi ve toplanan köpeklerin sayısı dikkate alınarak bir süre belirlenir. Her getirilen köpek merkezde bu süre içinde kendisini sahiplenecek birini bekler. (...) Süre içinde sahiplenilmeyen köpek uyutulur.'
Hıncal Uluç (Sabah, 29 Ekim 1999)


Alıntılar mideme yumruk gibi oturan, içimi küle çeviren bu kitaptan.

17 yorum:

puck-robin dedi ki...

bir kısmının annelerini hürmetle andım kibarca :@

uyuz cadı dedi ki...

düşünüyorum da hıncal beyefendi o durumda kalsaydı, boynundaki harikulade fularlarından biriyle barınaklarda sahip bekleseydi, kim evine alırdı acaba?
belki de en iyisi alınmaması olurdu, sonunu düşünürsek...

Üreten Adam dedi ki...

İşte belirli kalıplar içine hapsolmuş bazı insanların zavallıca düşünceleri bunlar diye düsünüyorum. Daha basit bir sekilde cözümlenebilecekken neden uyutulsun ki köpeklerimiz? Kim vermiş ki sevgili(!) Hıncal Uluç'a köpekleri uyutma hakkını?O uyumayı sabaha uyanılanlardan zannediyor galiba... Bir de barınaklarda da olsa sahiplenilen köpekler genelde cins köpeklerdir.Yani diğerleri hiçe sayılmaktadır bunu da göz ardı ediyor Uluç! Başka çözüm yolları da var: Mesela barınaklarda kısırlastirilan köpeklere gıda yardımını restoranlarda artan yemekler vasıtası ile gerceklestirebiliriz.

a. gizem dedi ki...

offff offffff :(

Somethin'Special dedi ki...

Çok diliyorum ki, yüreklerinde vicdan barındırmayanlar,kendileri gibi vicdansızlarla karşılaşsın ve merhamet duygusu olmayan da merhametsizlerle!Belki biraz olsun gönül gözleri açılır bu sayede!

uyuz cadı dedi ki...

üreten adam, o hakkı insan doğarak almış kendisi. tıpkı diğerleri gibi üstün ırk ya, her türlü hak mevcut. çok güzel söylemişsin ama, o uyumak sabah uyabilmek gibi olmuyo. hayır bunu nasıl savunabiliyolar anlamıyorum ki. hiç mi vicdanları yok?
dediğin gibi yemek konusunda çok büyük destek verilebilir, bazen lokantalarda yemek tabağımda kalıyo soruyorum veriyo musunuz kedilere falan. yok efendim bulaşıkcımız ayırmaya üşeniyo diyolar. çüş yani!

gizo, evet canım :(

nihanım, keşkee. nerde? niyeyse en çok rahatı da o vicdansızlar yaşıyo şu dünyada. niye acaba?

Üreten Adam dedi ki...

Aslında biz de bir takım cabalarla bireysel de olsa birseyler yapabiliriz. Mesela artan yemekleri toplayan gönüllüler olsa ve restoran sahipleri de o yemekleri insanca kosullarda paketleseler ne kadar güzel olur değil mi? Aslında farkındayim ki bu bir ütopya, yine de sesimi duyurmaya calisiyorum.

uyuz cadı dedi ki...

yapılabilir tabi ki, ben en azından evdeki yemekleri veriyorum onlara. caddebostan sahilinde hergün yapıyolar bunu. babam her sabah yürüyüş yapıyo da hep anlatır restoranlardan getiriyolar, kadınlar var bir sürü torba torba kuru mama taşıyolar. yine de iyi insanların olması beni mutlu ediyo.
keşke her yerde yapılsa...

Üreten Adam dedi ki...

Biz de evdeki yemeklerden veriyoruz, fakat bundan ziyade sıcak ekmek almışken fırından bir köpeğin-genelde rozi isimli mahallemizin köpeği oluyor bu-peşime takılıp sırnasması acayip hosuma gidiyor:)Bazen zıplayıp üstümü kirletse de onların o muhtac havaları icimdeki sevgi kitlelerini ortaya cıkarıyor. Ne güzel Caddebostan gibi bir yerde yapıyor olmaları. Dediğiniz gibi keske heryerde olsa... Yine de ben umutluyum bir cok seyden, etrafta pek fazla görünmese de hayvanlara saygı gösteren bir genclik yetisiyor. Yineliyorum: Pek fazla görünmese de...

uyuz cadı dedi ki...

:) çok tatlıymış mahallenizin köpeği :) bazen de iyilik yaramıyo ama, kar yağarken bi kediyi kucağıma aldım üşümüştür diye ısırdı beni :)
inşallah dediğin gibi bir nesil yetişiyodur, umarım...

rosewell dedi ki...

ah canım ah hep bu yazılarda buluşuyoruz seninle. ama içim elvermiyo yazmam lazım.ben hiç sormam, eğer tabağımda yemek kalmışsa ne kadar olursa olsun hemen paket yaptırırım. sokakta karşıma çıkan ilk dünya güzeline veririm.illaki evimde de yemekler artıyor en azından sulu yemeklerin bolca suyu kalıyor hemen içine bayat taze hiç farketmez ekmekleri ufalarım bahçemizdeki tontişlere veririm. ya bişi diycem ben insanları anlayamıyorum zaten Lale, hemcinslerimize bile hayvanlardan beter davranıyoruz yani bi çoğunluk var böyle davranan. Nasıl oluyor ya nasıl aklım kesmiyor gerçekten. Giymediğin kıyafetleri "insan gibi" bi torbaya koyarsın çöpün kenarına bırakırsın, yok olur mu hiç, çöpün içine atıyor bazı insan müsfeddeleri ya inanabiliyor musun?ona ihtiyacı olabilecek o kadar çok kişi var ki..içim acıyo :((

sürüden ayrılan koyun dedi ki...

bedrettin dalan doğru söylemiş. en azından mundar olmaz hayvanlar.

uyuz cadı dedi ki...

rosewell, canım evet çok haklısın. söylediklerine de sonuna kadar katılıyorum.

sürüden ayrılan koyun, ne biçim yorum yazıyosun sen ya? şaka mısın gerçek misin anlamadım. her neysen bi daha sayfama da gelme yorum da yazma onaylamicam çünkü.
ayıp denen bişey var tipe bak ya!

Üreten Adam dedi ki...

Kediler konusunda daha hassasim cünkü 5 tane kedimiz var:) Kucagıma ziplayip mırıl mırıl mırıldadıklarında keyiften dört köse oluyorum:)

uyuz cadı dedi ki...

bizde de iki kız var, ama köpekte istiyorum. nasıl bakarım bi fikrim yok tabi o ayrı :)

MeRaiL dedi ki...

Hincal Uluc'un ciddiye alipta ne diye kitaba eklemisler ki, kendisinin yasama hakkina sahip oldugunu dusunuyorsa, onlarin yasam haklarini biz mi karar vermeliyizmisiz?
Bence belediyelerin sokaktani hayvan katliami yapmasi ile hic bir farki yok, sadece insanlar gormuyor..
Bence insanlar daha cok sahiplenmeli, sahip cikmali o zaman boyle kitaplar yazilmaz bile..
Moskova'da da bir suru sokak hayvanlari var ama onlar turkiye'deki gibi sorun olmuyor, insanlar seviyor, doyuruyor, sahipleniyor..

Mantaletelerin degismesi lazim herseyden once!!
Sevgiler

uyuz cadı dedi ki...

merail, moskovadaki sokak hayvanlarıyla ilgili bi makale okudum geçenlerde, gerçekten çok etkilendim. bambaşka herşey.
ne yazık ki türkiye o medeniyet seviyesinde değil.